İçinde Kerbela Toprağı olan – Zülfikarlı – Arapça Hüseyin yazılı – El işi Gümüş Yüzük ACSR0010

-17%

İçinde Kerbela Toprağı olan – Zülfikarlı – Arapça Hüseyin yazılı – El işi Gümüş Yüzük ACSR0010

90.00 75.00

Availability: 1 adet stokta Stok kodu: ACSR0010 Kategoriler:

Açıklama

İçinde Kerbela Toprağı olan – Zülfikarlı – Arapça Hüseyin yazılı – El işi Gümüş Yüzük ACSR0010

ÜRÜN YAKLAŞIK 16,5 GRAM GELMEKTEDİR.

Yaklaşık Öçlüsü: 24 numara

TÜM ÜRÜNLERİMİZ 925 AYAR GÜMÜŞTÜR.
  Değerli müşterilerimiz beğendiniz ürünün görselini yetersiz bulduğunuzda yada aklınıza herhangi bir soru takıldığında +43 650 545 45 45 numaralı whatsapp müşteri destek hattımızdan iletişime geçebilirsiniz.

 

 

İMAM HÜSEYİN’İN (A.S) TÜRBETİNİN FAZİLETİ

Ebu Hanife’nin hocası Ezraî, Medine’den yolculuğa çıkınca üzerine secde etmek için Medine’den bir miktar toprak alıyordu. Kendisine bunun nedeni sorulunca, “Yeryüzündeki en üstün toprak parçası, Allah Resulünün (s.a.a) defnedildiği yerdir; Ben Allah için bunun üzerine secde etmek istiyorum” dedi.[40]

Aişe veya Ümmü Seleme’den şöyle rivayet ediliyor: Allah Resulü (s.a.a) bunlardan birine şöyle buyurdu:“Malik, daha önce hiç gelmediği bir şekilde benim evime gelerek dedi ki: ‘Bu oğlun Hüseyin öldürülecektir. İstiyorsan onun öldürüleceği toprağı sana göstereyim’ dedi ve sonra kızıl renkli bir toprak çıkardı.”[41]

Ümmü Seleme’den şöyle rivayet edilmektedir: Bir gün Resul–i Ekrem (s.a.a) benim evimde oturduğu bir sırada, “Kimse içeri girmesin” buyurdu. Ben bekledim; o sırada Hüseyin (a.s) içeri girdi. Ben Allah Resulü’nün (s.a.a) ağladığını duydum. Hüseyin’in Allah Resulü’nün (s.a.a) odasında olduğunu öğrendim. Allah Resulü (s.a.a) onun başını okşayıp ağlıyordu. Ben, “Allah’a andolsun ki Hüseyin’in içeri girdiğini fark etmedim” dedim. Bunun üzerine Allah Resulü (s.a.a) buyurdu ki: “Cebrail de evde bizimle birlikteydi. Bana, onu seviyor musun? dedi. Ben, dünyada, evet seviyorum dedim. Bunun üzerine, ümmetin onu Kerbela denilen yerde öldürecektir, dedi. Cebrail onun toprağından bana bir miktar verdi.”Allah Resulü (s.a.a) onu bana gösterdi. Hüseyin’in (a.s) öldürüldüğünü öğrenince ben, “Bu yerin ismi nedir?” diye sordum. “Kerbela’dır” dediler. Bunun üzerine, Allah Resulü (s.a.a) doğru söylemiştir; Kerb ve beladır dedim.[42]

Muhammed b. Meşhedî el–Mezaru’l–Kebir’de, kendi senediyle İbrahim b. Muhammed es–Sekafî’den, babasından, İmam Cafer Sadık’tan (a.s) şöyle rivayet etmektedir: “Allah Resulü’nün (s.a.a) kızı Fatıma’nın tesbihi teşi ipindendi. O ipliğe tekbirlerin sayısınca düğüm atmıştı. Hamza b. Abdulmuttalib şehid edilinceye kadar onu elinde döndürerek tekbir getiriyor ve tesbih ediyordu. Sonra Hamza’nın mezarının toprağından tesbih yaptı. İnsanlar da öyle yaptılar. Sonra Hüseyin (a.s) şehit edilince onun türbetindeki fazilet ve meziyetten dolayı insanlar işi onun türbetine çevirerek onun mezarın toprağıyla böyle yaptılar.”[43]

Kerbela toprağı da Mekke ve Medine toprağı gibi kutsal ve saygındır. Rivayetlerde şöyle geçiyor: Emirulmümi–nin İmam Ali (a.s) Kerbela’dan geçerken toprağından bir avuç aldı; onu koklayarak ağladı ve gözyaşlarından toprak ıslandığı halde buyurdu ki: “Bu yerden yetmiş bin kişi haşrolarak hesaba çekilmeden cennete girecekler.[44]

Ümmü’l–Müminin Ümmü Seleme yine şöyle rivayet etmiştir: Bir gece Allah Resulü (s.a.a) müstarip bir halde yan tarafı üzerine yatmıştı. Sonra tekrar ıstırap içerisinde birinci defa görmediğim bir halde yan tarafında yattı. Sonra elindeki kızıl toprağı öperek (üçüncü defa) yan tarafına yattı. Ben, “Ey Allah’ın Resulü! Bu toprak nedir?” diye sordum. Hazret Hüseyin’e işaret ederek buyurdu ki: “Cebrail bana bunun (İmam Hüseyin’in –a.s–) Irak topraklarında öldürüleceğini haber verdi. Ben Cebrail’e, Hüseyin’in öldürüleceği toprağı bana göster dedim. İşte bu onun türbetidir.”[45]

Ümmü’l–Müminin Ümmü’l–Fazl bint Haris şöyle rivayet etmiştir: İmam Hüseyin (a.s) kucağımda olduğu halde Allah Resulü’nün (s.a.a) huzuruna vardım. Hazret bana bir bakış attı; ben gözlerinden yaşlar süzüldüğünü görerek, “Ey Allah’ın Resulü! Anam–babam size feda olsun. Ne oldu size?” diye arzettim.

Buyurdu ki: “Cebrail benim yanıma gelerek, ümmetimin bu oğlumu öldüreceğini bana haber verdi.”

Ümmü’l–Fazl korku içerisinde İmam Hüseyin’e işaret ederek, “Bu mu öldürülecek?” diye sorunca Allah Resulü (s.a.a) buyurdu ki: “Evet; Cebrail bana onun türbetinden kızıl bir toprak getirdi.”[46]

Aişe şöyle rivayet etmiştir: Hüseyin b. Ali, Allah Resulü’ne (s.a.a) vahiy geldiği bir sırada onun huzuruna varıp kendisini Hazret’in üzerine attı. Hüseyin’e önem verdiği bir sırada; Cebrail, “Ey Muhammed! Onu seviyor musun?” dedi. Hazret, “Oğlumu neden sevmeyeyim?” buyurdu. Bunun üzerine Cebrail,“Ümmetin senden sonra onu öldürecektir” dedi. Sonra elini uzatarak beyaz bir toprak getirerek, “Bu oğlun adına Taff denilen bu toprakta öldürülecektir” dedi. Cebrail Allah Resulü’nün (s.a.a) yanından ayrılıp gittiği zaman o toprak elinde olduğu halde ağlayarak buyurdu ki: “Ey Aişe! Cebrail oğlum Hüseyin’in Taff topraklarında öldürüleceğini ve ümmetimin yakında benden sonra fitneye düşeceğini bana haber verdi.” Daha sonra Hazret çıkıp aralarında Ali, Ebubekir, Ömer, Huzeyfe ve Ammar da bulunan ashabının arasına gitti. Ashap ona doğru gelerek, “Ey Allah’ın Resulü! Sizi ağlatan şey nedir?” diye sordular. Bunun üzerine, “Cebrail bana bu toprağı getirerek benden sonra oğlum Hüseyin’in Taff toprağında öldürüleceğini ve mezarının orada olacağını haber verdi” buyurdu.[47]

Ümmü’l–müminin Ümmü Seleme şöyle rivayet eder: Hasan ve Hüseyin benim evimde Allah Resulün’ün (s.a.a) huzurunda oynadığı bir sırada Cebrail nazil oldu ve Hüseyin’e işaret ederek “Ey Muhammed! Senden sonra ümmetin bu oğlunu öldürecektir” dedi. Bunun üzerine Hazret (s.a.a) elinde bulunan toprağı koklayarak, “Eyvah kerb ve beladan” dediği halde ağlayarak onu göğsüne yapıştırdı.

Sonra o toprağı Ümmü Seleme’ye vererek, “Bu toprak kana dönüştüğü zaman bil ki oğlum Hüseyin öldürülmüştür” buyurdu. Ümmü Seleme o toprağı bir şişeye koydu. Her gün ona bakarak, “Kana dönüşeceğin gün (musibet bakımından) büyük bir gündür” diyordu.[48]

[40]– Bk. Hazihi Hiye’ş–Şia, Bâkır Şerif el–Kereşî, s.267–270.

[41]– Müsned–i Ahmed b. Hanbel, c.7, s.418, Ümmü Seleme’nin rivayeti, h: 25985.

[42]– Mecmau’z–Zevaid, Heysemi, c.9, s.185–189, Menakıb–ı Hüseyin (a.s) babı.

[43]– Müstedreku’l–Vesail, c.4, s.12, “istihbabu’s–sucud ela türbeti’l–Hüseyin (a.s)” bablarından 9. bab, h: 4056, Meşhedî’nin el–Mezaru’l–Kebir’inden naklen; Biharu’l–Envar, c.101, s.133, h: 64; Vesailu’ş–Şia, c.6, s.455, 16. bab, “İttihazu’s–sebhe min tin–i kabri’l–Hüseyin (a.s)” babı, h: 8427.

[44]– Mecmua’z–Zevaid, Heysemî, c.9, s.191.

[45]– Müstedreku’l–Hakim, c.4, s.398; Kenzu’l–Ummal, c.7, s.106; Siyeru’l–A’lamu’n–Nubela, c.3, s.15; Zehairu’l–Ukba, s.148.

[46]– Müstedreku’l–Hakim, c.3, s.176 ve c.4, s.398, Tabiru’r–Rüya kitabı.

[47]– Mecmau’z–Zevaid, c.9, s.187; Tehzibu’l–Kemal, s.71; Allah Resulü (s.a.a) Cebrail’in getirdiği toprağı alarak kokluyor ve “Eyvah! Kerb ve baladan” diyordu.

[48]– Mu’cemu’l–Kebir, Taberanî, c.3, s.108, “Tercemetu’l–İmam Hüseyin (a.s)” babında.

İncelemeler

Henüz inceleme yapılmadı.


“İçinde Kerbela Toprağı olan – Zülfikarlı – Arapça Hüseyin yazılı – El işi Gümüş Yüzük ACSR0010” için yorum yapan ilk kişi siz olun

Bu ürünü sepete eklediniz: